Antalya Turizmi, Türkiye Ekonomisine 17,5 Milyar Dolar Katkı Sağlıyor
Antalya Kültür ve Turizm Tanıtma Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, Antalya’nın Türkiye ve kent ekonomisine sağladığı katkılara vurgu yaptı. Kavaloğlu, turizm sektörünün yatırımlarının büyük bir kısmını iç kaynaklarla finanse ettiğini ve kazandığı parayı yine turizm ekosistemi içinde paydaşlarıyla değerlendirdiğini belirtti. Bu durumun Antalya’nın tam anlamıyla milli bir sektör olduğunu gösterdiğini ifade eden Kavaloğlu, “Antalya, turizm, tarım ve sanayiyi bir arada barındıran bir kent. Antalya’nın Türkiye’deki turizme katkısı 17,5 milyar dolar. Tarımın katkısı 2,2 milyar dolar, sanayinin katkısı ise 500 milyon dolar. Bu verilere göre Antalya, turizmin merkezi konumunda. Çünkü tarımın büyük bir kısmı turizm odaklı üretim yaparken, sanayi de benzer şekilde turizme hizmet ediyor. Dolayısıyla Antalya kesinlikle turizmin merkezi bir kent” şeklinde konuştu.
Geceleme Fiyatları 110 Dolara Yaklaşıyor
Kavaloğlu, Antalya’da geceleme fiyatlarının 110 dolara kadar yükseldiğini de açıkladı. “Başlangıçta fiyatlar 85-87 dolarlar seviyesindeydi. Şu an 110 doları bulmamız, son dört yılda önemli bir ilerleme kaydettiğimizi gösteriyor. Rakip ülkeler Fransa ve İspanya’nın aksine, bu rakamların 120 doların üzerinde olduğunu göz önünde bulundurursak, hala daha ilerleyebileceğimiz bir yol olduğunu düşünüyorum. Yunanistan son zamanlarda bize ciddi bir rekabet sunuyor” dedi.
‘2026 Yılı İçin Kurun 60 TL Olması Gerekiyor’
Kur politikası, enflasyon, kredi erişimi gibi konulara da değinen Kavaloğlu, 2026 yılı için ikinci çeyrekte dolar kuru seviyesinin 60 TL olması gerektiğini savundu. “Karlılığımız için en kritik dönemlerden biri, ikinci çeyreğin başında olmalı. Bu sadece ikinci çeyrek sonunda veya üçüncü çeyreğin başında gerçekleşirse yetersiz kalır. Sürekli vurguladığım bir konu var, ‘En kötü ihtimalle haziran ayında, yüksek sezon başlangıcında kur 60 liranın altında olursa oteller ve sektör olarak zor durumda kalırız” şeklinde konuştu.
Sebep Sadece Kur Değil
Geçtiğimiz yılın kur açısından zorlu geçtiğini dile getiren Kavaloğlu, “Yüksek sezon başında 50 TL’nin altına inmesi gerektiğini söylüyorduk ama yıl sonunda ancak 50 TL’ye yaklaşabildik. Bu durumu, Amerikan Merkez Bankası’nın faiz indirimleri, FED’in faiz politikaları gibi faktörlerin etkilediğini belirtmek gerek. Tabii ki enflasyonla mücadele önemli ancak enflasyonun tek sebebi kur değil. Etik olmayan fiyat artışları da enflasyonu etkileyen faktörler arasında. İleride fiyatları artırma olasılığıyla hareket edenler de durumu etkiliyor. Yani bu konuların kontrol altında tutulması gerektiği hepimiz tarafından biliniyor ama sadece kura odaklanamayız” şeklinde konuştu. (DHA)