İstanbul Planlama Ajansı (İPA), 21 Mayıs 2026 tarihinde yayımladığı İstanbul Barometresi’nin nisan sayısında, “İstanbul’da Sürdürülebilir Tüketim Algısı” başlıklı bir araştırmaya yer verdi. Araştırmada katılımcılara, “Artan yaşam maliyetleri, sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarınızı nasıl etkiledi?” sorusu yöneltildi. Katılımcıların %34,5’i daha bilinçli bir tüketim anlayışına yöneldiğini, daha az alıp daha iyi seçimler yaptığını belirtirken; %21,8’i tasarruf etmek zorunda kaldığı için daha az tükettiğini, ancak bunun bilinçli bir seçim olmadığını vurguladı. Ayrıca, katılımcıların %67,1’i “sürdürülebilir tüketim” terimini daha önce duymadığını ifade etti. Kavram konusunda farkındalık düşük olsa da, tanım yapıldığında %46,3’ü sürdürülebilir tüketim anlayışını hayatlarına yakın hissettiklerini belirtti.
Araştırmada sürdürülebilir tüketimi en iyi tanımlayan ifadeler arasında; çevreye zarar vermeyen ürünlerin tercih edilmesi (%32,7), uzun ömürlü ürünlerin alınması ve tamir edilmesi (%30,3), daha az harcama yaparak tasarruf edilmesi (%27,5) ve yerel-mevsimsel gıda tüketimi (%20) ön plana çıktı.
Ekonomik zorlukların sürdürülebilir tüketim üzerindeki etkisi ise dikkat çekti. Katılımcılardan %34,5’i yaşam maliyetlerindeki artış nedeniyle daha bilinçli bir tüketim anlayışına yöneldiklerini, ne aldıklarını daha iyi sorguladıklarını ve daha az harcama yaptıklarını ifade etti. %22’si fiyat odaklı karar vermeye başladığını, sürdürülebilirliğin ise ikinci plana düştüğünü belirtti. %21,8’i tasarruf zorunluluğu nedeniyle daha az tükettiklerini, bunun bilinçli bir seçim olmadığını vurguladı. Tüketim alışkanlıklarında herhangi bir değişiklik olmadığını söyleyenler ise %15,7 gibi bir oranda kaldı.
Araştırma, israf algısını da değerlendirdi. Katılımcılara “Günlük hayatınızda en çok hangi konuda israf ediyorsunuz?” diye sorulduğunda, %29,5’i “zaman israfı” yanıtını verdi. Diğer yanıtlar arasında fiziksel kaynaklar açısından enerji (%12,3), gıda (%10,8), para (%11) ve su (%10,3) yer aldı. İstediği kadar kıyafet almanın israf olduğunu düşünenlerin oranı %29, gereksiz yemek bırakmayı israf olarak görenlerin oranı ise %20,8 olarak kaydedildi.
Gıda israfı davranışları incelendiğinde olumlu bir tablo ortaya çıktı. Katılımcıların %48,1’i sadece ihtiyaç duydukları kadar malzeme aldıklarını, fazla almadıklarını belirtti. Artan yiyecekleri farklı şekillerde değerlendirenlerin oranı %38,2 iken, atılan artan ekmek veya yemek oranı yalnızca %8,5 olarak kaydedildi. Ayrıca, market alışverişlerinde evden çanta/torba/pazar arabası getirenlerin oranı %60,6 gibi yüksek bir düzeyde çıkarken, marketten poşet satın alanlar %39,4 oranında kaldı.
Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu ise tamir ve yeniden kullanım alışkanlıklarının köklü bir gelenek olarak devam etmesi oldu. Katılımcıların %48,7’si bir ürün bozulduğunda önce tamir ettirip ettiremeyeceklerini kontrol ettiklerini, %35,3’ü ise kendilerinin tamir etmeyi denediklerini ifade etti. Hemen yeni bir ürün satın alma eğilimi ise sadece %2 olarak kayıtlara geçti.